Başlığı biraz uzatmak adına "2010 Sonuna Kadar Dere Tepe Düzyazı" da diyebilirdim.
Kimi
zaman işimle ilgili bazı yeni öneriler geliyor bana. Hemen herkese
biraz esprili bir dille şu yanıtı veriyorum: "Değil yeni bir projeye
kalkışmak, 2010 Sonuna kadar kimselere selam bile verecek durumda
değilim."
Bir boğa inadıyla, belli bir çalışma programı içinde
yaşamı takvimlendirerek ilerleyen biri olduğum, beni izleyenlerin
yabancısı olduğu bir şey değil elbet. Örneğin geçen gün, önümüzdeki
yıllarda tamamlamayı düşündüğüm yazı kitaplarının adlarını alt alta
sıralamaya kalktım, baktım tam 12 kitap ediyor. Bazılarının fikri çok
eskilere dayanıyor, bazıları ise son yıllarda oluşmuş tasarılar.
Bu kitapların ilkini 2008'in sonbaharında yayımlamayı düşünüyorum: Hayat Atölyesi.
2002 yılında Milliyet gazetesinin haftalık kültür-sanat ekinde tam
sayfa olarak yayımlanan "geniş" köşemin adıydı "Hayat Atölyesi". Orada
haftalar boyunca yayımlanmış yazılarımdan bu kitap için bir seçme
oluşturuyorum şimdi. Eski yazıların üstünden geçmek, yeni yazı
yazmaktan her zaman daha güç olmuştur benim için. Zamanın pirincini
ayıklamak gibi bir şeydir bu. Dört bölümden oluşacağını sandığım bu
kitaba adını veren "Hayat Atölyesi", aynı zamanda üçüncü bölüm olarak
yer alacak kitabın içinde. Diğer bölümlerin adlarıysa sırasıyla şöyle:
"İstediler Yazdım", "Sordular Söyledim", "Yazmasam Olmazdı".
Başlıkları, bölümlerin içeriği konusunda sizlere şimdiden bir fikir
verir diye saydım.
Kitabın neredeyse hazır olan kapak tasarımını, düzyazı kitaplarımın tümünü tasarlayan Pınar Kazma yaptı.
***
Konuyu açmamın bir nedeni, Milliyet Sanat dergisinde yayımlanan "Origami"nin katlanmış kâğıtlarının ileride nerelere gideceğini, hangi kitaplarda nasıl toparlanacağını şimdiden merak eden tezcanlı okurlar içindi. Bunlardan bir bölümünün ileride ne olacağını ben de bilmiyorum doğrusu. Bildiklerimi söyleyebilirim:
"Origami" sayfalarında yayımlanan sonu üç nokta (…) ile biten başlıklı yazıların tümü, Şiir Kitabım'a gidecek. Bu başlıkların, yazıların ilk cümlesinden alınma ilk birkaç sözcükten oluştuğu meraklılarının gözünden kaçmamıştır. Günün birinde Şiir Kitabım bir bütün olarak kitaplaştığında, sanırım bu özellik büsbütün görünürlük kazanmış olacak. Bu notları, daha önce kimi yazarların da yaptığı gibi numaralandırarak yayımlamak da bir yoldu elbet. Nitekim söz konusu bu kitaptan alınma ilk dört bölüme Elli Parça içinde yer verirken ben de böyle yapmıştım, ama bunların tümünü numaralı başlıklarla yayımlamanın okuru; her birine tek tek başlık bulmak zorunda kalmanın da beni gereksiz yere yoracağını düşünerek sonunda bu yola gittim. Her yazının giriş cümlesinden alınan ilk birkaç sözcük, o yazının başlığını oluşturdu. Böylelikle şiir sanatına ilişkin bu yazılara sayfa içinde "ayırıcı" bir özellik kazandırdığımı düşünüyorum.
Bu örneği anmamın bir diğer nedeni, çalışmalarımı nasıl yöntemlendirdiğim konusunda özel merakları olan okurları bilgilendirmek; hem ileride yayımlanacak olan bir kitabın harcını çatma, hem şimdinin dergi sayfalarındaki dağılım kompozisyonunu aynı anda nasıl gözettiğim konusunda fikir vermek içindir.
Şimdiden belirtmek erken mi bilmem: Zaman içinde bu doğrultuda biriken notlardan oluşacak olan Şiir Kitabım, sanırım benim şiir sanatı ve poetikalar konusunda yazılmış tek kitabım olacak.
***
Bazı okurların benim özellikle deneme kitaplarımı sevdiklerini, izlediklerini biliyorum. Onlar dere tepe düzyazı seviyorlar.
Bugüne
kadarki yazı serüvenimden anlaşılmış olduğunu sanıyorum. Her kitap için
ayrı oluşturduğum havuzların zaman içinde dolmasıyla ilerliyor
kitaplarım.
Benden önce başka yazarların denemiş olduğu
"fragman"lar ya da "okuma notları" denebilecek bu kısa yazı biçimini,
ben de özellikle "Hayat Atölyesi"nde büyük ölçüde kullanmakla birlikte,
yeni keşfediyor sayılırım.
Kimi konular malzemesi gereği uzun yazılara doğru derişirken, kimileri şimşek çakımı aydınlanma anlarına gerek duyarlar. "Fragman biçim" diye adlandırılan bu kısa yazılar doğaları gereği, konu hakkında başkalarının zihninde bir kıvılcım tutuşturmayı ve birlikte düşünerek konuyu köpürtmeyi amaçlar.
"Origami" başlığı altında dergide yayımlanacak bu çeşit kısa yazılarımın çoğunun, adını 227 Sayfa koyduğum kitaba doğru ilerlediğini şimdiden söyleyebilirim. Bu kitabı da daha sonra benzer adlı bir diğer kardeşi izleyecek.
***
Meskalin 60 draje ile başlayan Bir Kutu Daha ile süren düzyazılarımı içeren kitapların üçüncü ve son halkası Son Bir Kutu Daha, yirmi yazıdan oluşan bir kitap olacak. Burada yer alacak yirmi yazının adı, konusu, içeriği şimdiden belli; bir bölümünün notları hazır. Ne var ki, benim onların başına çökmem gerekiyor.
Son Bir Kutu Daha'nın
yirmi yazıdan oluşması ise rasgele bir karar değil. Böylelikle kendini
üç kitap boyunca kateden bu diziyi zamanla yüz yazıya tamamlamış
olacağım
Meskalin 60 draje içindeki sinemayla ilgili kimi yazılar, daha sonra Kullanılmış Biletler
içinde yer aldığı için, haliyle bu kitaptan sökülmüş olacaklar.
Drajelerin sayısı eksilmesin diye, onların yerine yenileri yazılacak ve
daha ileri bir tarihte bu ayıklanmış, yenilenmiş haliyle Meskalin 60 draje, Bir Kutu Daha, Son Bir Kutu Daha hep birlikte yüz yazıdan oluşan ve adı Meskalin 100'lük Paket olan tek bir kitap halini almış olacak.
Bütün bunlar ne zaman mı olacak? Bilmiyorum.
Bütün bunları niye mi anlatıyorum? Bilmiyorum.
Belki
erken ölmekten korkuyorumdur. Bunları tamamlayamadan, sizler
öğrenemeden çekip gitmekten. Her zaman yaptığım gibi akrabam bildiğim
okurlarımla paylaşmak isteğinden. Belki de düpedüz gevezeliğimden.
Artık siz karar verin.
***
"Meskalin" dizisinde yer alan kitaplarda yer alan kimi yazıların sonrasına ilişkin kimi gelişmeler, tartışmalar ya da benzer durumlar nedeniyle aynı konularda bir kez daha söz alma gereği duyduğum yazıları Çift Dikiş Yazılar başlığıyla ayrı bir kitapta toplamayı düşünüyorum. Bu özelliğiyle bu üç kitabın yakın akrabası sayılabilecek olan Çift Dikiş Yazılar'ın ancak Meskalin 100'lük Paket tamamlandıktan sonra bütünlenebileceğini sanıyorum.
"Origami"nin diğer yazıları ise zaman içinde olasılıkla Stüdyo Kayıtları, Tuğla adlı kitaplara dağılacaklar. Bu arada şimdiden söyleyeyim, kendi açtığım çeşitli havuzların sularıyla beslenen bu dağınık düzen yazıları, dergi sayfalarında bir arada tutan bir bağlamı adlandırmak için kullanıldığım "Origami" adını, ileride bir kitap adı olarak kullanmayacağım.
Düzyazı listemi oluşturan söz konusu bu 12 kitap içinde Geçerken Söylenmiş Sözler ile Anlatmanın Stratejisi ve Zihin Kurmak, adlarını şimdiden anabileceğim kitaplardır.
Niçin
yazıyorum, daha başka hangi konularda yazmalıyım, değinmem gereken daha
başka neler var, yazımı nasıl biraz daha derinleştirebilirim, yaşım
ilerlerken yazıma ve kalemime ne yönde bir tutumluluk kazandırmalıyım
ve benzeri konulardaki yazıları ise adına şimdilik "Yazının
Dönemeçleri" dediğim bir kitapta toplayacağım. Nasıl Şiir Kitabım
şiir sanatı ve poetika üzerine belki de tek kitabım olacaksa, bu kitap
da "düzyazının doğası üzerine" tek kitabım olacak. Bu kitabın kimi
parçalarına yakında "Origami"nin katlanmış kağıtları arasında
rastlayacaksınız.
Benim zamana verdiğim kumaşlar bunlar, gerisi zaman denen terzinin ömrüme biçtiği makasa bakıyor.



