E-Mardin.com

Mardin'e farklı bir bakış..

Tuesday
Jan 06th
Text size
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size

Melek Şimdi

Duygularınız ve Siz

Evet bu defaki gündemim çok özel,herkesçe bilinen bir konu olmasına rağmen  dokunmadan geçemicem…Çünkü hepimizden  bir parça var burada.Okuduğunuzda da evet ben bunu yaptım,yapıyorum diye vızıldadığınızı eminim ki duyar gibi olucam.
İçinizde gizlenen,saklanan,içinize atarak bastırdığınız tüm heyecan ve duyguların bizleri hasta ettiğini bilmeyen yoktur.Bir tarafımız acıdığında,ağrıdığında doktorlar ne derler:sıkıntıdan stresten oluyor..değil mi,reçete  nedir,uzak durun..Cevabınızı da duyar gibiyim:çok kolay!!Şöyle ki zamanla bastırılan bu duygular hastalıklara dönüşüyor(verem,kanser,fıtık,psikolog gerektiren rahatsızlıklar ve dahası..)gerçek olduklarını hepimiz biliyoruz.Öyleyse sırlarımızı,hatalarımızı,paylaşmayı gerektiren neler varsa paylaşmalıyız.Konuşmak,birileriyle iletişime geçmek bu kadar zor mu?Konuşma,iletişim çok güçlü ve mükemmel bir terapidir ve biz bunu hala yapamıyoruz,yapamayan çok insan gördüm.Tek yaptığımız  saklamak..              

Kahkaha,mizah,huzur,mutluluk,yaşam,inadına yaşam güç verir,uzun bir yaşam sunar önümüze.Birde şöyle bir durum var;mutlu insan,yaşadığı çevreyi de etkiler.Çünkü bizler iletişimle ayaktayız kısaca;sevdiklerimizle,değer verdiklerimizle,ailemizle,arkadaşlarımızla.Mutluluk müthiş bir terapidir.Bence herkes mutlu olmayı hak ediyor.Huzursuzlukları ve kararsızlıkları çıkarın.Cesaretli olun ve güvenin kendinize.Kararlı olun çünkü insanlık tarihi kararlardan ibarettir.İnsanların şuanda bulundukları durumun,aldıkları kararların sonucundan ibaret olduğunu biliyoruz.Aldığımız nefes için bile karar alırız;yaşamak istiyorum ki nefes alıyorum.Zordur karar vermek atlamaktır her şeye körü körüne…Sonucuna katlanmaktır karar vermek,bazı kimselerin üzüleceğini bile bile kazanmaktır karar vermek,ya da avantajları kaybetmeyi kabullenebilmektir..O,bu,şu ne fark eder herkes süper mi  hayır tabi ki.Eğer öyleyseler kutlarım..Ama değiller,henüz mükemmeli kimse yakalayamadı.İlle de mükemmel olucam diye mükemmeliyetçiliği kendilerine kılıf yapan da  az değil.İşte onlar da gerçekleri saklıyor,rol yapıyor,mutlu olduğu görüntüsü veriyor.Oysa o insan tonlarca ağırlığı biriktiriyor omzuna.Aldatıcı görünerek yaşamak kadar sağlık için kötü bir şey yoktur.Yapılmasa,keşke bunlar hiç olmasa..Biz buna olduğundan farklı yaşamak,olduğundan farklı görünmek diyoruz.Keşke birer rapunzel ya da pamuk prenses olsaydık hiç de fena olmazdı.Çare çok.Çözüm yolu bulun,ya da birilerinin size destek olmasına izin verin.Olumsuz kişiler çözüm bulamazlar aksine sorun büyütürler.İyimserliğe,üzülmeyi,dedikodu yapmayı,kötüyü tercih ederler.Olumlu düşünün,olumsuzluk beraberinde negatif enerjiyi getirir.Ne olduğunuzu kabullenin en azından bunu yapın.Kendinize saygı duyun,ve barışık olun.Eleştirilere açık olun ve sizde eleştirin.Bu kabullenme akıllılık ve terapidir.           

Ve en önemlisi GÜVEN.Kendinize ve insanlara güvenin.Güvenmeyen kişi iletişim kuramaz,sağlam ilişkiler geliştiremez ve gerçek arkadaşlıkların nasıl kurulduğunu öğrenemez…   
        
 

 

Bir Toplum Tükeniyor..

Sevgiler de tükeniyor,aşklar da,acılar da,umutlar da…Her şey tükeniyor.Herkesin kendi hanesine kapandığı bir düzende suskunluk çayırlarında kuzular gibi otluyoruz.Cesaretler ise karlarla kaplı.İnsanlarda sefalete ve zorbalığa yenik düşmenin izleri var.Gözlerde ise  devrilmiş ,sönmüş umutlar…

 

Geriye baktığında ise;yanlışları ve  hataları sorgulayacak mecalleri kalmamış insanlar …Bir toplum tükeniyor işte azar azar ya da çoğul çoğul.Korkarken bile insanlar birbirine benziyor.Tıpkı sevinçler,göz yaşları gibi..Hepsi aynı…

 

Babalar işsiz,analar umutsuz,çocuklar yarınsız…Bir sürü politikacıların ise topluma egemen olma seansları devam ediyor..Hani “it ölür,kervan yürür” misali…Çocuklara koklayacak çiçek bile bırakmadılar.Kadersiz  ölümler ülkesinde yaşıyoruz.Unutmuşum burası TÜRKİYE! Yani direnen insanlar topluluğu!!!.Herkeste  yalan vaatler.Kimin eli ,kimin cebinde  oda belli değil.Oysa bilinir ki,”denizler bile karışmamış balıkların kaderine”.Biz niçin bizdeki gücün farkında değiliz hala..anlamış değilim bu gidişle anlıyacağım günü  de göremicem..

 

Bu durumda,memleket uğruna,insanlık uğruna,hürriyet uğruna,bağımsızlık uğruna,şahsiyet uğruna,insanlık uğruna “öfkesi ayaklanmayan bir toplumun gelecek neyine zaten…”

 

 

Son Güncelleme ( Pazartesi, 29 Eylül 2008 00:53 )

Aşk, Karar demek..

Bazen duygularımız bizi istemediğimiz yerlere sürükler.Ne kadar karşı koysak da engel olamayız.Bu yola baş koymuşuzdur bir kere.               

Bir aşkın için içindeyken birden,bir başka aşkı hissedersiniz.İkinci bir aşk girer araya…Olası manzara;kararsızlık pişmanlık,uykusuz geceler.”Allahım ben ne yapacağım?”gibi saplantılar…Bir yanınızda tanıdığınız o mükemmel insan,sevdiğiniz,güvendiğiniz kişi,öteki yanınızda nasıl denir,bakışıyla konuşmasıyla sizi etkileyen diğer insan…İşte,aşkta mantık yoktur…

Birlikte olduğunuz insan,başkasına aşık olduğunda sizi suçlayamaz.Duvar ve çit öremezsiniz önünüze…Bu yüzden,kesinlikle kendinizi bırakmayın…Buraya kadar kolay.Asıl mesele,kimde karar kılınacağıdır.Tercihlerini belirlemekte serbestsin.Bunu aklından çıkarma.  

Benim fikrime göre;mantığın başladığı yerde,aşk denen illetin yavaşladığını görürsünüz.Mesela karşı tarafın ilgisizliği aşkı bitirmede birebir.Bu durumda bir şeylerin kopup gittiğini fark edersiniz.Mantığınızın devreye girmediğini düşünün.Bu defa da o boşluğu başka birinin varlığıyla doldurmak zorundasınız.Bu da çarpık ve yanlış ilişkilere yöneltebilir insanı..Tıpkı başlıktaki gibi:

”AŞK KARAR DEMEKTİR”

Son Güncelleme ( Çarşamba, 09 Temmuz 2008 23:55 )

Bağlılık ve Fedakarlık..

Bağlılıktan söz etmek istiyorum,biraz da fedakarlıktan…Evet; bağlılık,aileye bağlılık,sevgiliye bağlılık,eşine bağlılık,arkadaşa bağlılık,iş yerine bağlılık,okuluna bağlılık,…ve daha nicesi…Bağlılık güzeldir,iyidir,hoştur ancak maalesef çoğumuz bağlılığı,”bağımlılık”olarak yaşamaz ve yaşatmazsak çatlarız.Bizdeki bağlılık kaçıncı derece acaba…?Nedenli bağlıyız acaba yukarıdaki kavramlara?Hiç düşündünüz mü?

Fedakarlığa gelince;teoride her türlü ilişkinin ancak fedakarlıkla yürüyebileceğini düşünüyorum.Pratikte ise bunun karşılıklı olması gerektiği nedense hep unutulur.Ve genellikle bir taraf hep mağdur  olur.Şöyle de  bir sorun var arkadaşlar,toplumumuzdaki fedakarlık algısı nedir biliyor musunuz?Yemeyip yedirmek,giymeyip giydirmek algısıdır…Hayır asıl fedakarlık ;kendinden de bir parçayı uzatmaktır.Fedakarlıkta bu parçalar;gurur,paylaşmak,uyum,bencillik,...gibi terimlerdir.İlişkileri yönlendiren en önemli kavramlardır.İlişkinin olmazsa olmazıdır bunlar.Üstelik bunu kimi zaman sevgilimize isteklerimizi kabul ettirmek için kullandığımızın farkında mısınız?Üstelik aynı kavramlar erkeklerin de silahı..

Son Güncelleme ( Çarşamba, 09 Temmuz 2008 23:55 )

Salla Gitsin..

Birbirimizi seviyoruz.Evet peki sevdiğimizi kabul edip bunu çevreye duyurmaktan neden bu denli korkuyoruz?Toplum değil mi ?Etraf ne der?Haklısınız..            

Zaten seviyorsanız safsınız,sizi saf sanıyorlar.Mutluysanız önemsiz ve basit diyorlar sizin için..Bir de açık elli ve özverili iseniz size kuşkuyla bakıyorlar.Bağışlayıcı bir tipseniz aptal diyorlar size.Ben de güvenmiyorum zaten en azından herkese..Aptal dedikleri için değil tabiî ki değer bilmedikleri için.Ve en önemlisi de bütün bu özelliklerin tümüne sahip olmak istediğinizde  insanlar hemen sahte  olduğunuza inanıyorlar..

Bu bilir bilmez  davranışlar,birbirini sevmeyen ve birbirinden  kopuk,değer yargıları olmayan insanların oluşturdukları toplumlarda çok yaygın…Şimdi anladınız mı? “toplum değil mi?” sorusunu…

 

Son Güncelleme ( Pazar, 29 Haziran 2008 22:57 )

Sayfa 1 > 2
Reklam