Skip to content
Avrupa'nın en büyük fotoğraf kulübü Flickr'da Mardin
Buradasınız:
Paskalya ve Dinlerin Kardeşliği

Son dönemde Mardin için dile getirdiğimiz bir kavram var biliyorsunuz: Dinlerin ve dillerin buluşma noktası Mardin, Ezan sesiyle çan sesinin birlikte ve uyum içinde yankılandığı kent Mardin. 8 Nisan Pazar günü Hıristiyan vatandaşlarımız önemli bir bayramlarını, Paskalya yortusunu kutlayacaklar. Bu seneki Paskalya yortusunun özelliği ise bu bayramın bu sene Hıristiyan dininin farklı mezhepleri için aynı güne denk gelmesi. Bir dahaki sefere 2010 yılının 4 nisan günü Doğu ve Batı kiliseleri kutlamayı beraber yapacaklar. Ortodoks kilisesinde Paskalya tarihi, bahar ekinoksunu takip eden dolunaydan sonraki Pazar gününedenk gelecek şekilde hesaplanıyor.

Bayramın kökeni aslında Etrüsklere kadar uzanır. Etrüskler yumurtanın yeniden doğuşu, hayatı simgelediğine inanıyordu. Bu yüzden yumurta onlar için bir tür yeniden doğuşun, yaşamın döngüsünün simgesiydi. Zaman içerisinde bu inanç Etrüsklerden Anglo-Saksonlara kadar ulaştı ve pagan Anglo-Saksonlar, bereket tanrıçaları Eostre için bu bayramı kutlamaya başladılar. Hıristiyanlık geleneğiyle birlikte bu pagan inanç tek tanrılı dine dahil edildi. Bugün dinin gereği yaptığımız şeylerin pek çoğunun (örneğin: kurban kesmek) aslında pagan dönem inançlarına ait olduğunu düşünürsek bu çok da garipsenmemesi gereken bir durumdur.

Paskalya bayramının kökeni pagan inancına dayandığından, anlayabilmek için Kibele ve Attis'e gitmek lazım. Attis'in çapkınlık macerası sonucu pişman oluşu, testislerini kesip toprağa atması ile toprağın (ana tanrıça) döllenmesi ve baharla birlikte her şeyin yeniden canlanması, dirilmesi kutlanır. Attis çam ağacına döner gerçi ama Hıristiyan toplumlarda ve dahi bildiğimiz ve Orta Asya’daki Türkler tarafından da kutlanan Nevruz bayramlarında bu çam ağacını temsilen direklere renkli kurdeleler dolanması, süslenmesi ve buna benzer uygulamalar hala devam etmektedir. Eski inançlarda da çeşitli tahıllarla hazırlanan ziyafetler verilir, evlerde Attis’in kanını temsil eden kırmızı eşyalar bulundurulurdu. Şimdi de kırmızıya boyanmış yumurtalar bunun devamı işte, yenen özel yemekler de o ziyafetlerin. Tavşan ve yumurta üremeyi ve yeniden doğmayı temsil ediyor. Tıpkı Attis’in kesilen testislerindeki döllerle yeniden dirilen, canlanan doğa gibi.

İsa Mesih’in dirilişini dile getiren Paskalya, perhizle geçen beş haftalık (büyük perhiz) bir hazırlık dönemi ile son haftayı (kutsal hafta) kapsar, Paskalya günü'nde (paskalya pazarı) sona erer. Pentekostes (hamsin) yortusuna kadar süren 50 günlük döneme, paskalya dönemi (hamsin dönemi) adı verilir.

Paskalya günü için evlerde özel çörekler (paskalya çöreği) yapılır; yumurta (boyalı paskalya yumurtası) haşlanır; mumlar yakılır; dualar okunur.

Paskalya'yı bütün Hıristiyan mezhepleri, kendi inanç düzenlerine göre kutlarlar. Süryanilerin Temmuz ayında kutladıkları "Meryem Ana Paskalyası" adı verilen yortu da Paskalya kavramı içine girer.

Katolik kiliselerinde, paskalya gecesi ayininde yeni ateş kutsanır, paskalya mumu yakılır; kutsal kitaptan bölümler okunur, vaftiz törenleri yapılır (Hıristiyanlığın başlangıç döneminde vaftiz törenleri, yılda yalnızca bir kez, paskalya gününde yapılırdı).

Rum ve Rus ortodoks kiliselerinde gece ayinlerinden önce kilise dışında bir ayin alayı düzenlenir; alay kiliseden çıkarken hiç ışık yakılmaz; dönüşte ise, Hazreti İsa'nın dirilişini simgelemek için yüzlerce mum yakılır.

Türkiye’de yaşayan İtalyan asıllı gazeteci Donatella Piatti’nin sözleriyle: ''Paskalya bayramı, Musevilerin bayramıdır; Musevilerin Mısır köleliliğinden kaçışını simgeler ve bugün hala, bu bayramı, o kaçış sırasında ekmeği mayalamaya bile vakit bulamadıklarını hatırlatması için mayasız ekmek yiyerek kutlarlar. Museviler hala Paskalya’da bu geleneği sürdürürler. Paskalya, Hıristiyan dininin de en önemli bayramıdır; İsa’nın son yemeğini, ölümünü, insanlar için kendini feda edişini ve üç gün sonra dirilişini simgeler.

Paskalya’ya dair tek etkinlik seçkin pastanelerde gördüğümüz renkli yumurtalar... Boyanmış, rengarenk şekillerle süslenmiş el emeği göz nuru yumurtaların hediye edilmesi Hıristiyanlığın yayılmaya başladığı çağa dayanır. Yumurta, her zaman için, yeniden doğuşun simgesi olmuştur. Daha o zamanlar, Mısırlılar ve Persler, misafirlerine yeni ve uzun bir yaşam dileği olarak, lila, pembe, mavi gibi canlı ilkbahar renkleriyle boyanmış yumurtalar hediye ederlerdi. Bu sevimli alışkanlık, kuşaktan kuşağa, yüzyıldan yüzyıla sirayet etmiş, bugüne kadar dini paskalya bayramının eşliğinde ulaşmıştır. Bugün hala, birçok Avrupa ülkesinde yumurtalar kaynatılır, boyanır ve doğurganlığın sembolü olan tavşancıklarla, doğanın uyanışını simgeleyen bahar çiçekleriyle süslenir. Bunlar aile bireylerine, arkadaşlara hediye edilir; her zaman ilkbahara denk gelen ve ayın hareketlerini inceleyen karmaşık hesaplara göre tarihi değişen bu bayramda, pazar günü sofralar süslenir. İtalya’da paskalya günü, tüm İtalyanlar en güzel bayramlıklarını giyerler ve kiliseye giderler. Bu dönemde kiliseler beyaz renge bürünür; ortam, orglarla yapılan müzik ve melek kılığına bürünmüş çocukların şarkıları her zaman olağanüstü bir güzellik duygusu verir insana.''

Küçük bir literatür araştırmasının sonucu bu ve dinlerin kardeşliği aslında tam da bu olsa gerek: Araştırmak ve neyin nereden geldiğini, temelini öğrenmek. Tüm Hıristiyan aleminin Paskalya bayramı kutlu olsun…

 

Bu makaleyi tavsiye et...

26 04 2007 - Neşet KaracaYazdırE-Posta

Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 1292

  Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Web sayfası:
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:

Güvenlik kodu:* Code
Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved

Yazılarla İlişiki Seçenekleri

Son Güncelleme ( 26 04 2007 )
 

"Tarihi dokunun yanısıra tabiatın verdiği muhteşem güzellikler de Mardin'in görkemli yapılarına ayrı bir anlam kazandırıyor. Özellikle Kasımiye Medresesi'nin önünden gün batışını seyrederken, nasıl çekim yapacağımızı şaşırdık kaldık. Böylesine muhteşem bir manzara ile yaşamımız boyu karşılaşmamıştık.." Azman Halor, Malezya Channel TV3 Direktörü

 

Avrupa'nın en büyük fotoğraf kulübü Flickr'da Mardin