Skip to content
Avrupa'nın en büyük fotoğraf kulübü Flickr'da Mardin
Buradasınız:
Dünyanın gözü ve kulağı TBMM'de

TBMM'nin bugünkü gündemi Cumhurbaşkanlığı seçiminde ilk tur için toplanmaktı. İlk turda Cumhurbaşkanı seçilmesi için 367 oy gerekiyor. Başta ana muhalefet partisi CHP olmak üzere bazı kesimler toplantı için yeter sayısının da 367 olması gerektiğini öne sürüyor ve bunun sağlanamaması halinde CHP konuyu Anayasa Mahkemesi'ne götüreceklerini söylüyor.

Bu toplantı yeter sayısı ve karar sayısı hakkında Anayasa'nın öngördüğü çerçevede değerlendirmemi sizinle paylaşmak istiyorum.

Anayasa'nın toplantı ve karar yeter sayısı başlıklı 96. maddesinin 1. fıkrasında, "Anayasa'da, başkaca bir hüküm yoksa, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte biri ile toplanır ve toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar verir; ancak karar yeter sayısı hiçbir şekilde üye tamsayısının dörtte birinin bir fazlasından az olamaz" deniliyor. Anayasamızın diğer maddeleri incelendiğinde, toplantı yeter sayısıyla ilgili bu hükmün dışında başka bir hüküm bulunmamakta. Her konuyla ilgili farklı toplantı yeter sayısı öngörmek mümkün değil. Toplantı yeter sayısı bu hükme göre 184, karar yeter sayısı ise 139.

Cumhurbaşkanı, TBMM üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu (367) ve gizli oyla seçilir. TBMM toplantı halinde değilse hemen toplantıya çağrılır. Müteakip fıkralarda seçimin ne zaman başlayacağı, bitirileceği ve üçte iki çoğunluk (367) sağlanamadığı takdirde nasıl bir yöntem uygulanacağı düzenlenmiştir.

Anayasa'nın 102. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan " Yapılacak oylamaların ilk ikisinde üye tamsayısının üçte iki (367) çoğunluk oyu sağlanamazsa üçüncü oylamaya geçilir", ilk iki oylamaya katılan herhangi bir adayın 367 oy alamaması halinde, "Üçüncü oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğunu sağlayan aday Cumhurbaşkanı seçilmiş olur" hükmüne uygun düşüyor. Her iki oylamada adaylardan hiçbiri 367 oy alamadığı takdirde üçüncü oylamaya geçileceği Anayasa hükmü gereğidir. Birinci oylamada 367 oy sağlanamazsa ikinci oylamaya geçilemeyeceği savı Anayasa'nın bu hükmüne uygun düşmemektedir.

Birinci oylamada en az 367 veya üzerindeki TBMM üyesinin katılmadığının anlaşılması halinde, ikinci oylamaya geçilemeyeceği savı, Cumhurbaşkanlığı seçimine katılan adayların tümünün aldığı oy sayısının toplamı 367'nin altında çıkması sonucuna bağlanmıştır. Bu düşünce kabul edildiği takdirde ikinci oylamada bütün adayların toplamda 367 oy alması halinde dahi Anayasa'nın "oylamaların ilk ikisinde üye tamsayısının üçte iki (367) çoğunluk oyu sağlanamazsa üçüncü oylamaya geçilir " kuralını işletmek mümkün olmayacaktır. Çünkü üçte iki çoğunluk sağlanmış olduğu için üçüncü oylamaya geçilemeyecektir.

Üçte bir birleşimi açar
TBMM İçtüzüğü'ne göre yoklama, başkan birleşimi açtıktan sonra tereddüde düşerse yapılır. İçtüzük 57. maddenin son fıkrasına göre yoklama yapılmış olsa bile üye tamsayısının en az üçte biri mevcutsa (184 üye) birleşime devam edilmektedir . İçtüzük'te de bu sayının dışında başka bir toplantı nisabı öngörülmemektedir.
Özal 31.10.1989 tarihli 24'üncü birleşimde, Demirel 16.5.1993 tarihli 103'üncü birleşimde, Sezer ise 5.5.2000 tarihli 90'ıncı birleşimde seçildikleri oturumlarda da Genel Kurul'u yöneten başkanlar yoklama yapmamışlar ve İçtüzüğün 57. maddesinin kendilerine tanıdığı takdir haklarını kullanarak "toplantı yeter sayısı vardır. Gündeme geçiyoruz" demişlerdir.

Cumhurbaşkanlığı seçimi için yapılacak ilk oylamadaki birleşim açıldıktan sonra, yoklama yapılarak 367 üye mevcut değilse oylamanın yapılamayacağı ve birleşimin kapanması gerektiğini savunanların savı kanımca hukuken tutarlı bir yaklaşım değildir .Böyle bir uygulama İçtüzük ihdası niteliğinde bir karardır. Kaldı ki, toplantı yeter sayısını talep etmek için 20 milletvekilinin salona girip ayağa kalkarak bunu talep etmesi gerekir. Zaten 20 CHP li üye girip yoklama talebinde bulunursa onların salonda olduğu tespit edilir ve 353 AK Partili milletvekili ile birlikte 373 sayısına ulaşılır.

Anayasa Mahkemesi'ne taşınırsa ne olur?
Her şeye rağmen diyelim ki 367 bulunamadı diye Ana muhalefet partisi konuyu Anayasa Mahkemesi'ne taşırsa, Anayasa Mahkemesi öncelikli ve acilen görüşecek gibi gözüküyor. Anayasa'nın 102. ve 96. maddelerine göre Anayasa Mahkemesi inceleyecek ve kararını verecektir. Toplantı için 367 sayısı aranmaz kararı verirse sorun ortadan kalkar ve üçüncü turda (9 Mayıs 2007) Abdullah Gül 11. Cumhurbaşkanı olarak seçilir. Yok eğer 367 sayısı bulunması gerekirdi kararı verilirse işte dananın kuyruğu orada kopmaya başlar ve AK Parti'nin B planı olan erken seçim (60 gün) devreye girer.

Bugün önemli bir gün olacak. Gözler ve kulaklar TBMM nin bugünkü oturumunda olacak.

 

Bu makaleyi tavsiye et...

27 04 2007 - Aydın AyaydınYazdırE-Posta

Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 294

  Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Web sayfası:
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:

Güvenlik kodu:* Code
Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved

Yazılarla İlişiki Seçenekleri

 
< Önceki   Sonraki >

"Tarihi değerleri ile her bakımdan önemli bir kültür cenneti olan Mardin'in insanları da gerek sosyal yaşamlarında, gerekse iş dünyasında başarıları ile kendilerini kanıtlamış niteliklere sahiptirler.

Bu gerçeği, Bakırköy'de en belirgin örnekleri ile yaşıyoruz.."

Ahmet Bahadırlı, İstanbul ili Bakırköy ilçesi Eski Belediye Başkanı

 

Avrupa'nın en büyük fotoğraf kulübü Flickr'da Mardin