Skip to content
Avrupa'nın en büyük fotoğraf kulübü Flickr'da Mardin
Buradasınız:
Borsalar ve siyaset dizaynı

Küreselleşme çağında sermaye piyasalarının önemi inkâr edilemez. Ne var ki küreselleşmenin de patronları olduğunu unutmamak gerekir. Günümüzde küreselleşmenin patronları çokuluslu şirketler ve uluslararası fonlardır. Bu fon ve şirketler de sanıldığı gibi siyasetten bağımsız değil. Onların da 'siyasal patronları' mevcuttur.

Bu siyasal patronlar Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin sığ borsalarını, o ülkenin siyasetini dizayn etmek için kullanıyor. 'Sıcak para' ile 'ülke borsaları'nın çoğunluğunu ele geçirmiştir. Günde 1-2 milyar dolarlık fon giriş çıkışı ile ilgilendikleri ülkelerin borsalarını indirmeleri veya çıkarmaları çok kolaydır. Söz konusu rakamlar bu fonların yönettikleri olağanüstü büyüklükteki sermayelerle kıyaslandığında devede kulak kalır.
Sıcak para giriş ve çıkışı ile borsaların inmesi veya çıkması, ne o ülkenin iyiliğine, ne de kötülüğüne delalet eder. Esas olan temel göstergeler, üretim kapasitesi ve reel sektördür.

Bunlardan bağımsız olarak sadece borsanın iniş çıkışına bakarak çizilmeye çalışılan ülke ekonomisinin cennet tablosu da cehennem tablosu da kasıtlı ve yanıltıcıdır. Bu gerçekler ışığında ülkemizde son günlerde yaşanan sıcak siyasal gelişmeleri borsa hareketleri çerçevesinde analiz etmek, buna bağlı olarak tutum belirlemek yanıltıcı olur.

 

İMKB'ye yargıdan bir tokat daha

Okuyucularım hatırlayacaktır. Merkez'in halka arzı sırasında, İMKB Yönetim Kurulu'nun aldığı karar yargıya taşınmıştı. Ben de köşemde İMKB Yönetimi'nin aldığı kararın İMKB Çalışma Usul ve Esasları Yönetmeliği'ne aykırı olduğunu belirtmiştim.

Bu görüşüme bazı gazeteci dostlarım eleştirmişti. İstanbul İdare Mahkemesi'nin İMKB kararını aynı gerekçe ile yürütmesini durdurduğunu daha önce siz değerli okurlarımla paylaşmıştım. İMKB Yönetimi, mahkemenin bu yürütmeyi durdurma kararına karşı bölge idare mahkemesi nezdinde itiraz etti ve bu itirazları da aynı gerekçe ile reddedildi. Düşünebiliyor musunuz İMKB'nin başında yıllarca Başbakanlık Müsteşarlığı da dahil bürokraside nice görevlerde bulunmuş biri bu kadar açık bir şekilde usulüne uygun davranmadan karar verebiliyor. Ben kararın içeriğine bugüne kadar hiç değinmedim ve eleştirmedim.

Ancak usulün yanlış olduğunu ve kararın geçersiz olduğunu yazdım durdum. Bugün gelinen nokta benim haklı olduğum bir kez daha tescil edilmiş oldu. Bakalım Dayan Osman bu karara ne diyecek?

 

Bu makaleyi tavsiye et...

01 05 2007 - Aydın AyaydınYazdırE-Posta

Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 280

  Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Web sayfası:
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:

Güvenlik kodu:* Code
Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved

Yazılarla İlişiki Seçenekleri

 
< Önceki   Sonraki >

"Tarihi değerleri ile her bakımdan önemli bir kültür cenneti olan Mardin'in insanları da gerek sosyal yaşamlarında, gerekse iş dünyasında başarıları ile kendilerini kanıtlamış niteliklere sahiptirler.

Bu gerçeği, Bakırköy'de en belirgin örnekleri ile yaşıyoruz.."

Ahmet Bahadırlı, İstanbul ili Bakırköy ilçesi Eski Belediye Başkanı

 

Avrupa'nın en büyük fotoğraf kulübü Flickr'da Mardin