Skip to content
Avrupa'nın en büyük fotoğraf kulübü Flickr'da Mardin
Buradasınız:
Cumhurbaşkanlığı seçiminin başka boyutu!

"Cumhurbaşkanı kim olacak?" sorusunun cevabı sadece rejim, laiklik ve bu çerçevede kızıştırılmaya çalışılan "semboller savaşı"ndan ibaret değildir. Bunların her birinin işaret ettiği farklı anlam kümeleri olsa da, cumhurbaşkanı seçiminin hiç telaffuz edilmeyen başka bir boyutu vardır. Bu da gün geçtikçe gelişmekte olan Anadolu muhafazakar sermayesinin akıp belli bir teraküme doğru gittiği havzaların aldığı ve gelecekte alması mümkün olan pozisyonları arasındaki ilişkilerde ifadesini bulmaktadır.

Kayseri'yi merkez alan ve Türkiye'de "İslami Protestanlık" modeline uygun gelişmekte olduğu iddia edilen küçük ve orta ölçekli sanayi ve ticaret belli bir sıçrama noktasına gelmiş bulunmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki, Anadolu'daki bu yeni ticari ve sınai teşebbüsün tarihsel kökleri ta Selçuklulara kadar uzanır ve bunun Avrupa kapitalizmiyle hiçbir şekilde karıştırılmaması gerekir. Benim okumalarım şunu göstermektedir: Max Weber'in "Protestan ahlakının kapitalizmin ruhunu ve manevi itici gücünü" teşkil ettiği yolundaki tezinin kapitalizmin teşekkülünü izleyen süreçler göz önüne alındığında tersi bir ilişkiye işaret etmektedir. Başka bir ifadeyle, tezi tersinden okumak daha doğru olur. Çünkü kapitalizmin gelişmesini sağlayan "Hıristiyanlık dini" veya "Protestan ahlakı" değil, tam aksine Protestanlığın sahip olduğu "mezhep genişliği"ni ortaya çıkaran kapitalizmin kendisidir. Yani aslında kapitalizm Protestanlığın değil, Protestanlık kapitalizmin ürünüdür. Kayseri ve Orta Anadolu'daki ticari ve sınai teşebbüs üzerinde çalışan bilim adamlarımız ya her zaman yaptıkları gibi bu olayda da Avrupa ile Türkiye arasında yanlış mukayeseler ve yakıştırmalar yapıyorlar veya aslında İslamiyet'in küresel kapitalizmin eşliğinde kendini bir iç reforma uğratması için uygun kuramlar geliştiriyorlar.

Şu veya bu, Selçuklulardan başlamak üzere birinci halkada her zaman Kayseri, Sivas, Konya; ikinci halkada Diyarbakır, Erzurum, Malatya hattında önemli bir hareketlilik olagelmiştir. Milli sınırların çekilmesinden sonra bu hattın kendini toparlaması için bir yüz sene beklemesi gerekmiştir. Şimdi bir miktar Diyarbakır sistemden kopmuş gibi görünse de -ki bu geçici bir haldir-, Sivas'ın yerini Yozgat alarak, Kayseri-Konya hattı yeniden harekete geçmiş bulunmaktadır ve bu hat üzerinde son derece önemli bir üretim ve sermaye birikimi oluşmaktadır. Ulusalcı takımın bir türlü anlamadığı nokta şu ki, resmi ideolojinin finansmanı ve 1929'dan kalma devletçilik politikalarıyla halktan imtiyazlı zümrelere rant aktarmak ve bu yolla büyük küresel dalgalar karşısında ayakta durmak mümkün değildir. Küresel büyük güçler hâlâ anakronik yöntemlerde ısrar eden bütün geleneksel yapıları ve rejimleri birer birer değiştirmek istiyorlar.

Bu çerçevede 1994'te Refah'ın belediyeleri kazandığı seçimlerden beri Karadeniz hattı üzerinde belli ölçülerde palazlanan "çay" ve "fındık" sektörünün denetçileri ile büyük kent merkezlerinde duruma vaziyet eden "ihale ve müteahhitlik sektörü" de benzer zorluklarla yüz yüze gelmiş bulunmaktadır. Bu üç sektör, ne kendi başlarına küresel oyuncularla iş tutabiliyor ne de sahici bir zeminde ticari ve sınai üretim, mübadele piyasasını hareketlendirip sermaye terakümüne gidebiliyor.

Cumhurbaşkanlığı devletin, başbakanlık hükümetin başıdır. Cumhurbaşkanının 1982 Anayasası'ndan kalma önemli yetkileri vardır, ancak büyük ekonomik, mali, ticari ve uluslararası devasa sermaye bağlantılarının kurulması üzerinde herhangi bir etkisi yoktur. Kimin cumhurbaşkanı, kimin başbakan olacağı sorularının cevabı, biraz da -bence birazdan hayli fazla- bu konuyla yakından ilgili ve ilişkilidir. Belki de önümüzde bir iki günde kristalleşecek tercih ve karar sonucunda, ya Anadolu'da biriken enerjinin önü açılacak ve böylelikle uluslararası rekabet piyasasına çıkmanın imkânları bulunacak veya daha bir süre ciddi bir üretim tabanına dayanmayan rant ve avantajların genel geçer olduğu ülke konumu korunacaktır.

 

Bu makaleyi tavsiye et...

15 04 2007 - Ali BulaçYazdırE-Posta

Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 231

  Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Web sayfası:
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:

Güvenlik kodu:* Code
Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved

Son Güncelleme ( 15 04 2007 )
 
< Önceki   Sonraki >

"Tarihi değerleri ile her bakımdan önemli bir kültür cenneti olan Mardin'in insanları da gerek sosyal yaşamlarında, gerekse iş dünyasında başarıları ile kendilerini kanıtlamış niteliklere sahiptirler.

Bu gerçeği, Bakırköy'de en belirgin örnekleri ile yaşıyoruz.."

Ahmet Bahadırlı, İstanbul ili Bakırköy ilçesi Eski Belediye Başkanı

 

Avrupa'nın en büyük fotoğraf kulübü Flickr'da Mardin